Çok güzel yazmışsınız. İngilizce'nin kelime zengini olmasının bence nedenlerinden biri, tabir yerindeyse 'piç' bir dil olması. Aşağılama amacıyla değil, kökeni belli değil anlamında. Aynı zamanda, İngilizce öz güvenli bir dil; dünyanın dört bir bucağından gelen sözcükleri uydu uymadı diye irdelemeden içine almakta sakınca görmüyor.
Bizse tam tersi, Biraz Fransızlar gibiyiz dil bağnazlığı konusunda. 'Köylüce' kelimeler üzerine düşünmemiştim ama okuyunca size çok hak verdim. İlaveten, bu dediğime katılır mısınız bilmiyorum ama bence Osmanlıca gibi zengin bir dili 'öz Türkçeleştirme' çabaları da lisanımızı çok fakirleştirdi. Ben Substack sayfalarımı hem İngilizce hem Türkçe yayınlıyorum. İlk versiyonu İngilizce yazıyorum çünkü İngilizce yazmak daha kolayıma geliyor. Ondan sonra Türkçe'ye çevirirken, çoğu yerleri yeniden yazmak daha kolayıma geliyor. Kendi yazımı çevirdiğim için, aslına sadık kalma gibi bir sorumluluğum yok, kolayını seçiyorum. Bu arada, metin de daha düzeliyor sanıyorum.
çok teşekkürler halim bey. mutlaka öyle, ingilizcenin gurur vesilelerinden biri piçliği ama aslına bakılırsa bizim dilimiz de pek iyi aile çocuğu değil. ne var ki (dil devrimine düşman değilim ama) aile yadigarlarının bir kısmını yitirdi. bir de bu topraklar hep biraz merkezsiz, hep biraz dağınık olduğundan dili standardize ederken çok geniş bir havuzun büyük bir kısmından faydalanamadılar belli ki.
çorum'un kuzeyinden merzifon-havza vb. üzerinden ilerleyip tokat'a doğru hafif hafif değişerek ilerleyen bir ağız var, demek ordu'nun güneyine kadar devam ediyormuş niksar'ı geçip.
Selçuklulardan beri ticaret güzergahı bu dediğiniz şekildeymiş, bugün daha az işlek olsa da devam ediyor. Güzel bir harita buldum ama burada paylaşmak mümkün görünmüyor (merak edenler için: Anadolu'da Kervan Yolları kitabından, aratınca çıkıyor). Haritayı inceleyince, niçin kıyı kesime değil de içerilere daha yakın olduğunu bir nebze anlamış oldum. Teşekkürler bilgi için.
Ne güzel yazmışsınız hocam keyifle okudum. Benim için de üç kuşağın birlikte yaşadığı geniş ailenin dile kattığı zenginlik ilgi çekici. Yazı biraz da bunun üzerine düşünmemi sağladı.
teşekkür ederim burak hocam, umarım bir gün siz de bu tarif ettiğiniz çeşitliliğe dair notlar alır bizimle paylaşırsınız^^ dile dair ne varsa seviyoruz.
Çok güzel yazmışsınız. İngilizce'nin kelime zengini olmasının bence nedenlerinden biri, tabir yerindeyse 'piç' bir dil olması. Aşağılama amacıyla değil, kökeni belli değil anlamında. Aynı zamanda, İngilizce öz güvenli bir dil; dünyanın dört bir bucağından gelen sözcükleri uydu uymadı diye irdelemeden içine almakta sakınca görmüyor.
Bizse tam tersi, Biraz Fransızlar gibiyiz dil bağnazlığı konusunda. 'Köylüce' kelimeler üzerine düşünmemiştim ama okuyunca size çok hak verdim. İlaveten, bu dediğime katılır mısınız bilmiyorum ama bence Osmanlıca gibi zengin bir dili 'öz Türkçeleştirme' çabaları da lisanımızı çok fakirleştirdi. Ben Substack sayfalarımı hem İngilizce hem Türkçe yayınlıyorum. İlk versiyonu İngilizce yazıyorum çünkü İngilizce yazmak daha kolayıma geliyor. Ondan sonra Türkçe'ye çevirirken, çoğu yerleri yeniden yazmak daha kolayıma geliyor. Kendi yazımı çevirdiğim için, aslına sadık kalma gibi bir sorumluluğum yok, kolayını seçiyorum. Bu arada, metin de daha düzeliyor sanıyorum.
çok teşekkürler halim bey. mutlaka öyle, ingilizcenin gurur vesilelerinden biri piçliği ama aslına bakılırsa bizim dilimiz de pek iyi aile çocuğu değil. ne var ki (dil devrimine düşman değilim ama) aile yadigarlarının bir kısmını yitirdi. bir de bu topraklar hep biraz merkezsiz, hep biraz dağınık olduğundan dili standardize ederken çok geniş bir havuzun büyük bir kısmından faydalanamadılar belli ki.
Mal gibi dinelme, ırmağyandan geçemen, yeğnikgene deyha şurdan ağrı seyirt.
bizim oralar. çorum?
Ordu, ama daha çok Tokat-Niksar tarafa yakın: Aybastı.
Şöyle bir çalışma var hakkında: https://emagaza-tdk.ayk.gov.tr/product/default/796/Aybast%C4%B1_A%C4%9Fz%C4%B1:_%C4%B0nceleme-Metin-S%C3%B6zl%C3%BCk/
Çorum tarafa hiç gitmedim, ağızların benzer olabileceği aklıma gelmemişti. Şöyle bir şey varmış, bakacağım: https://www.corum.bel.tr/public/uploads/2023/05/c-orum-yo-resi-ag-izlari-2022.pdf
çorum'un kuzeyinden merzifon-havza vb. üzerinden ilerleyip tokat'a doğru hafif hafif değişerek ilerleyen bir ağız var, demek ordu'nun güneyine kadar devam ediyormuş niksar'ı geçip.
Selçuklulardan beri ticaret güzergahı bu dediğiniz şekildeymiş, bugün daha az işlek olsa da devam ediyor. Güzel bir harita buldum ama burada paylaşmak mümkün görünmüyor (merak edenler için: Anadolu'da Kervan Yolları kitabından, aratınca çıkıyor). Haritayı inceleyince, niçin kıyı kesime değil de içerilere daha yakın olduğunu bir nebze anlamış oldum. Teşekkürler bilgi için.
Pazar günüme neşe kattı yazınız🤭 Türkçemizi güzel kullanalım diyorum😅
Ne güzel yazmışsınız hocam keyifle okudum. Benim için de üç kuşağın birlikte yaşadığı geniş ailenin dile kattığı zenginlik ilgi çekici. Yazı biraz da bunun üzerine düşünmemi sağladı.
teşekkür ederim burak hocam, umarım bir gün siz de bu tarif ettiğiniz çeşitliliğe dair notlar alır bizimle paylaşırsınız^^ dile dair ne varsa seviyoruz.
Körkünerek okudum, el fatiha
nenelerinize rahmet melike hoçam